Yoksulluğun Çocuk Sağlığına Etkisi

19.07.2020
79
Yoksulluğun Çocuk Sağlığına Etkisi

Yoksulluk, dünyada yaşanan süreçlere karşı zamanımızın en önemli sorunu olmaya devam ediyor. Yoksulluk özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki insanları etkilemektedir, fakat aynı zamanda gelişmiş ülkelerde de sosyal bir sorundur. Bugün, gelişmekte olan ülkelerdeki çocukların% 40’ı günde bir dolardan daha az kazanmaktadır. 

Sağlık ve yoksulluk arasında, yani bireylerin ve ailelerin sosyo-ekonomik durumu ile sağlık durumu arasında yakın bir bağlantı vardır. Fiziksel, sosyal ve biyolojik faktörlerin insan sağlığı üzerindeki etkilerini ayırmak imkansızdır. Bu durumdan en fazla etkilenen grup çocuklardır. 

Yoksulluk içinde yaşamak çocukları beslenme, hastalık ve kazalardan korunma, sağlıklı yaşam, büyüme ve gelişmeden mahrum eder. Yoksul aileler çocuklarını erken yaşta çalışmaya zorlar, çünkü onlara gelişim için yeterli fırsat vermezler. 

Çocuklar ya hiç okula gitmez ya da okul ile eş zamanlı olarak işe gönderilirler. Düşük gelirli bir ailede yaşamak yetişkinlikte yoksullukla karşılaşma olasılığını büyük ölçüde artırdığından, çocuk yoksulluğu en acil sorunlardan biridir.

Yoksulluğun Çocuk Sağlığına Etkisi:

Çocuklar ve ergenler yoksulluğun olumsuz etkilerine karşı herhangi bir toplumun en savunmasız ve masum üyeleridir. “Yoksulluk içinde yaşayan çocuklar yaşamak, büyümek ve gelişmek için ihtiyaç duydukları maddi, manevi ve duygusal kaynaklardan mahrumdurlar, bu nedenle haklarını kullanmazlar ve yeteneklerini tam olarak sergileyemezler.” Çocuklar yoksulluğu daha derin hissettikleri için, aynı zamanda yoksulluk ve eşitsizlikten en fazla acı çekenlerdir. 

İhtiyacı olan çocuklar da en savunmasız çocuklardır. Yoksulluk özellikle büyüme çağındaki çocuklar için zararlıdır. Yoksulluk, yetersiz beslenme ve hastalığı beraberinde getirir. Bu süreçte eğitim yarı yarıya azalır ve çocuklar her türlü şiddete maruz kalır. Zavallı çocukların gelecekte fakir yetişkinler olma olasılığı daha yüksektir. 

Çocuk yoksulluğunun bir göstergesi olarak, bebek ve çocuk ölüm oranlarını, beş yaşın altındaki zayıf veya kısa çocukların oranını, yeterli hijyen ve sanitasyon kontrolünü ve okula başlayan çocukların yüzdesini kabul edebiliriz. Dengeli beslenme, çocukların gelişimi için güvenilir ve sağlam bir bina olarak kabul edebiliriz, bu temel bir ihtiyaçtır. 

Yalnız yetersiz beslenmeye ek olarak, yoksul yaşam koşulları ve yoksul çocukların karşılaştığı zorluklar arasında yer alan yoksul yerleşkelerde ve kalabalık ortamlardaki yetersiz korunma nedeniyle çocukların sağlığı olumsuz etkilenmektedir. Yoksul çocukların bazıları kalacak bir yer bile bulmadan sokaklarda yaşamaya çalışıyorlar. Yetersiz yaşam koşulları, çocuk haklarının en yaygın ihlallerinden biridir. 

Bu çocukların iyi ve güvenli barınma, su ve sanitasyon gibi altyapı olmadan yaşaması, büyümesi ve gelişmesi çok zordur. Sağlıklı bir ortamda yaşamanın imkansızlığı, kirli içme suyu, yetersiz temizlik ve hijyenik koşullar nedeniyle, her yıl çoğu beş yaşın altındaki çocuklar ölmektedir. 

Hijyenik olmayan bir halk, özellikle bağırsak enfeksiyonları ve hepatit gibi birçok hastalığa neden olur. Her gün, beş yaşın altındaki yaklaşık 2.000 çocuk dünya çapında ishalden ölmektedir. Türkiye’deki TNSA 2008’e göre, Beş yaşın altındaki çocukların % 23’ünün çalışmadan önceki iki hafta içinde ishal olduğu bulundu. 

Türkiye’de 2008-2010 yılları arasında yapılan bir çalışmada 0-14 yaş grubunda hepatit A insidansı yaklaşık %27’dir. Çocukluk döneminde kötü yaşam koşullarına bağlı solunum hastalıkları da yoksulluk ile artmaktadır. Yoksulluğun en ciddi sonucu, önlenebilir hastalıklardan kaynaklanan yüksek bebek ve çocuk ölüm oranıdır. 

Mevcut bilgiler çocukların korunmadığını göstermektedir. 2010 yılında dünyada beş yaşından önce zatürre ve ishalden ölen çocuk sayısı yaklaşık sekiz milyon idi. İç mekan hava kirliliği, beş yaşın altındaki çocuklar arasında her yıl dünya çapında iki milyon ölüme neden olmaktadır.

Sonuç :

Çocuk yoksulluğu, faaliyetlere, hizmetlere ve fırsatlara erişimi kısıtlar, çocukluk yaşamlarına zarar verir, riski artırma ve kaynaklara erişimi azaltmada zorlukları artırır. Anneler ve babalar bu çocuklar için yeterli bakım ve destek sağlayamaz, bu nedenle çocuklar kazalara, istismara, sokak hayatına veya suçlara karşı daha savunmasız hale gelir.

YAZAR BİLGİSİ
Ceren
33 yaşında bir ev hanımıyım, güzellik uzmanı olarak 5 yıllık çalışma hayatım sonrasında bildiklerimi ve tecrübelerimi insanlara faydalı olabilmek adına paylaşmak için kurduğum kadın Günü sitemde çalışma hayatıma devam ediyorum.
YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.